Müdürümüzden
İSTİKLAL MARŞI VE MEHMET ÂKİF ERSOY
Saygıdeğer Kaymakam’ım, Belediye Başkanım, İlçe Milli Eğitim Müdürü’m, Müftü’ m, Öğretmen ve Eğitim Yöneticisi Arkadaşlarım, Sabancı Vakfı’ mızın ve Okul Aile Birliğimizin değerli temsilcileri, Sevgili Öğrenciler;
İstiklal Marşımızın TBMM’ nce Kabul Edilişinin 90 ncı, Mehmet Akif Ersoy’ un vefatının 75. Yıldönümü münasebetiyle düzenlenen etkinliğe hoş geldiniz, onur verdiniz.
Geçmişimizle, geçmişteki mefahirimizle, acı tatlı hatıralarımızla, millî günlerimizle ilgili anma programlarının anlama programlarına dönüşmesinden dolayı mutluyum ve umutluyum. Mehmet Akif’i, İstiklal Marşını ve savaşını anlamak, elbette anmaktan daha önemlidir. Akif’ in İstiklal Marşıyla ilgili şu sözleri buna açıklık getiriyor: "O şiir bir daha yazılmaz, onu bende yazamam. Onu yazmak için, o günleri görmek, o günleri yaşamak gerekir. O şiir benim değil, milletimin malıdır"
Son günlerde yaşadığımız ulaşımı güçleştiren hava şartları nedeniyle evimize işimize nasıl gideceğimizi düşündüğümüzden daha fazla 1920 yılında İstanbul’ dan Ankara’ ya 14 günde ulaşabilen, cephelerde askerlerimizi motive etmek için kendini paralayan, soğuktan ödünç palto ile korunurken İstiklal Marşı Yazma yarışmasına ucunda ödül olduğu için önce katılmayan, daha sonra kendisine zorla tevdi edilen 500 liralık ödülü hayır kurumuna bağışlayan fakru zaruret içerisindeki Mehmet Âkîf’i anlamak zorundayız.
Kimileri İngiliz, kimileri de Amerikan himayesine talip olurken, kimileri cepheye gitmek yerine “birkaç dönüm tarla alalım, köylü olalım, çiftçi olalım” sözleriyle kaçış planları yaparken Trablusgarp’ dan Çanakkale’ ye, Samsun, Sivas, Erzurum ve Ankara’ ya sonunda Büyük Taaruza kadar Akif’ in
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer,
O ne müthiş tipidir, savrulur enkazı beşer,
mısralarıyla tasvir ettiği cephelerde canlarını hiçe sayan, Büyük Millet Meclisi’ mizi kuran, cumhuriyeti ilan eden ve bugün bağımsız bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti olmanın onur ve sevincini bizlere yaşatan ecdadımızı, Cumhuriyetimizin ilk harcını koyan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ ü sadece anmakla kalmayıp anlamak zorundayız.
Toplum olarak, tarihimize, kültürümüze, sahip olduğumuz mirasa, yeterince değer vermediğimiz; geçmişimizi iyi anlamadığımız için, günümüzü iyi kuramıyoruz ve dolayısıyla, gelecekle ilgili plan, tasavvur ve hesaplarımız çoğu zaman tutmuyor. Üstelik bu günlerde o günleri ve Onları anlamaya daha çok ihtiyacımız var... Akif’ in
Girmeden tefrika bir millete düşman giremez;
Toplu attıkça yürekler O’ nu top sindiremez.
mısralarını anlamazdan gelenlerin ayrı yerlerde duran üç tane bir’ in üç ettiği, ama yanyana üç tane bir’ in 111 ettiği, matematiksel gerçeğini anlamaları gerekiyor.
Şehid denizcilerin naaşı denize bırakılır, çamaşırları ise ailesine gönderilirdi geleneğimizde. “Gemi gelir yanaşır, içi dolu çamaşır, Şu Beyoğlu kızları Recep diye ağlaşır, Hani benim Receb’ im?” dizeleriyle şehid Bahriyeli Recep’ e yakılan türküyü anlamayanlarımız maalesef oyun havası sandılar. “Hey onbeşli onbeşli! Tokat yolları taşlı” sözleriyle terennüm edilen türkümüze, askere alınan 1315 yani 1899 doğumlu gençlerimizin hatırasına da aynı saygısızlık yapıldı, yapılıyor.
Değerli konuklar;
İstiklal Marşı bizim için sadece mili marş değil; unutmamamız gereken bir mücadelenin destansı tarifidir. Özgürlüğümüz ve bağımsızlığımız için yapmamız gereken fedakârlık ve özveriyi anlatan bir meydan okumadır, esarete isyandır. Mermilerin, bombaların patladığı savaş meydanlarında yazılan bu marşın muhtevasında bitmeyen bir ülke aşkı, özgürlük tutkusu ve mücadele ruhu vardır. Sarılamamış yaralarından kanlar akarken, savaş meydanında can veren çocuklarla ebeveynlerinin ağıtıdır. Sahip olmak için çok ağı bedel ödediğimiz İstiklal Marşı hürriyetimiz, bayrağımız, inancımız için bir büyük manifestodur.
Savaşın en yoğun şekilde sürdüğü ortamda TBMM de kabul edilen İstiklal Marşımız tıpkı vatan gibi, bayrak gibi, tıpkı tarih gibi bizim temel değerlerimizdendir. O sadece bir şiir, bir marş değil, milli mücadelemizin özetidir. Bizi tarih sahnesinden silmek isteyenlere vatanımızı ve benliğimizi çiğnemeye yeltenenlere milletimizin verdiği en asil cevaptır. İstiklal Marşımız bağımsızlık uğruna canlarını feda ederek, bu topraklar altında kefensiz yatanların, bize bu cennet vatanı bırakanların aziz hatırasıdır. İstiklal Marşı`nda ifadesini bulan bağımsızlık ruhunu koruduğumuz ve bu ülkü etrafında kenetlendiğimiz sürece hiç bir güç birlik ve bütünlüğümüzü bozamayacaktır.
Akif merhumun millet hayatında yer edinen "Çanakkale Şehitleri" veya "İstiklal Marşı" gibi büyük eserlerinde üsluplar farklıdır; fakat şiiri bilen, şiirin matematiğini anlayan, müspet ilimleri kavramış bir şair olarak Mehmet Âkif, dinin yaşanış şeklini, idareyi, zihniyeti, ulemayı, gelenekleri, modernleşmeyi kısaca her şeyi eleştirmiştir. Devrinin bilgisini, önceki bilgilerin ne kadarının ne zamana kadar, hangi işlere yarayabileceğini de sorgulamıştır. 1919 yılında, ülkemizde hangi edebiyatçı, hangi fizikçi veya hangi fikir adamı atom bombasından ve atomla yeryüzünün çehresinin değişeceğinden bahsetmiştir? Bildiğim kadarıyla, hiç kimse... Ama, Âkif, 1919 yılında Safahat’ın 6. Kitabının sonunda bakınız ne diyor:
Yarının ilmî nedir, hâlbuki gayet müthiş
Maddenin kudret i zerriyesi uğraştığı iş
O yaman kudrete hâkim olabilsem diyerek,
Sarf edip durmada birçok kafa binlerce emek,
Ona yükseldi mi artık değişir rûy-ı zemin.
Çünkü bir damla kömürden edecekler temîn;
Öyle, milyonla değil, namütenâhî kudret
O hayatını mütevazı biçimde yaşamış, inandığı davanın yılmaz savunucusu olmuş büyük bir aksiyon adamıdır. Hem doğuyu hem batıyı kucaklayabilen, kalbini inançla, aklını bilimle, fenle doldurmaya çalışan gerçek bir aydındır. Cephelerde, kürsülerde onun şiir ve konuşmaları milli direnişe güç ve heyecan vermiştir.
Birinci Büyük Millet Meclisinde, Sayın Başkan’ ın Âkif’e atfen söylediği gibi, Allah, bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın” vecizesini tekrar ederek aynı duaya iştirak ediyor, “kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?” diyen, canlarını feda eden kahraman ecdadımızı rahmetle yâd ediyor ve saygılarımı sunuyorum.













Veli-Öğretmen görüşme takvimi
KÜTÜPHANEMİZE YENİ KİTAPLAR GELMİŞTİR.
2011-2012 1. DÖNEM 2. ve 3. ORTAK SINAV TAKVİMİ. DEĞİŞEN SINAV TARİHLERİ
Sayın Mezunlarımız, Sizlerle İletişim Kurabilmemiz İçin Lütfen Mezun Bilgi Formunu Doldurunuz






















